Uzay Şovalyesi ROM Geri Dönüyor!

Marvel evreninin çok da bilinmeyen ancak güçlü ve dramatik bir hikayesi olan karakterlerinden Uzay Şovalyesi ROM yine çizgi roman olarak yayın hayatına geri dönüyor.

yildizgemisi-seyirdefteri-rom3
Yeni sayısının kapağında Rom az da olsa farklı görünüyor.

Yazarlığını Bill Mantlo çizimlerini ise Sal Buscema’nın yaptığı ilk sayısı aralık 1979 da yayımlanan bilimkurgu çizgi roman serisi ROM  şubat 1986’ya dek devam eden yayın hayatı süresince 75 sayı ve 4 yıllık çıkardı. Ülkemizde de Alfa Yayınevi tarafından dağıtımı yapılan, alışılagelmiş sonu gelmeyen hatta türevleri yayımlanan çizgi romanların aksine, başlayıp sona eren hikayesiyle benzerlerinden ayrılan ROM serisi önümüzdeki yıl yayın hayatına geri dönmeye hazırlanıyor.

15 yıldır düzenlenen ve önümüzdeki yıl da 7 Mayıs 2016’da düzenlenecek olan “Free Comic Book Day” (Bedava Çizgi Roman Günü)’nde yeni sayısı çıkacağı duyurulan ROM çizgi romanı ile seri yeniden başlayacak.

İlk sayı “ROM: The Space Knight #0” başlığını taşıyor ve dağıtımcılığı IDW Publishing ve oyuncak haklarını elinde bulunduran Hasbro işbirliği ile yapılacak. 10 sayfalık bu 0. sayının yazarlığını Chris Ryall ve Christos Gage yaparken çizimlerini ise David Messina yapacak.

ROM’un ilk çıkış hikayesi ise hayli ilginç keza hayatına çizgi roman olarak başlamıyor. İlk olarak  Scott Dankman, Richard C. Levy ve Bryan L. McCoy tarafından COBOL isimli bir oyuncak olarak üretiliyor, daha sonra Hasbro’nun bünyesine geçecek olan Parker Brothers’a satılıyor ve bu firmanın yöneticileri tarafından ismi ROM olarak değiştiriliyor. Parker Brothers tarafından çizgi roman hakları Marvel’e veriliyor ve bildiğimiz “ROM The Spaceknight” doğmuş oluyor.

yildizgemisi-seyirdefteri-rom2Bu noktada ROM’un hikayesini bir hatırlayalım;
ROM’un hikayesi günümüzden 200 yıl önce Altın Nebula‘da bulunan Galador gezegeninde başlıyor. Galadorlular teknoloji ve refah seviyesi yüksek barış içerisinde yaşayan gelişmiş bir uygarlıktır. Bir gün yeni uygarlıklar keşfetmek ve ellerinde bulunan teknolojiyi diğer gelişmiş canlılarla paylaşmak fikriyle uzaya açılacak bir filo oluştururlar. Bu filo yolculuğu esnasında Kara Nebula‘ya ulaşır, burada kara bir güneşin yörüngesindeki Wraithworld‘de yaşayan Darkonlar (Dire Wraith) ile karşılaşırlar. Teknoloji ve kara büyüyü birleştirmenin yanısıra şekil değiştirme yeteneğine de sahip olan son derece gelişmiş ancak bir o kadar da hasmane tutumdaki Darkonlar Galador filosunu tamamen yok eder ve filonun geldiği yer olan Galador gezegenini işgal etmek üzere yola çıkarlar.

yildizgemisi-seyirdefteri-rom4Savaş nedir bilmeyen Galador gezegeni halkı ve ileri gelenleri uygarlıklarını kitlesel bir yok oluştan kurtarmak adına Uzay Şovalyesi programını başlatır. Uzay şovalyesi olacak gönüllüler kendilerine insan üstü güçler sağlayacak olan ileri teknoloji ürünü zırha bir kez girdiklerinde sibernetik bir organizmaya dönüşecek ve insanlıklarını feda edeceklerdir. Bu gönüllülerin genetik kodları güvenli bir şekilde muhafaza edilecek ve ancak Darkon tehlikesi sona erdikten sonra sağ kalanlar tekrar insanlıklarına geri dönebileceklerdir.

Bu çağrıya ilk gönüllü olan Rom olur ve bu sebeple de ilk uzay şovalyesi olarak şovalyelerin lideri seçilir. Dramatik bir şekilde sevdiklerine veda ederek herbiri farklı özelliklerde olan zırhlarına bürünen Rom ve diğer uzay şovalyeleri yaklaşan Darkon istila filosunu Galadora ulaşmadan önce derin uzayda karşılar ve büyük kayıplar vererekte olsa Darkon filosunu püskürtür. Geri çekilen Darkonlar evrenin dört bir tarafına dağılırlar. Galador’un yöneticisi Darkon tehlikesi evrenden tamamen silinmedikçe hiçbir uygarlığın güvende olamayacağını düşünerek hayatta kalan şovalyeleri kaçan Darkonların peşinden gönderir.

yildizgemisi-seyirdefteri-rom6200 yıl boyunca uzayda yıldızlararası takibini sürdüren Rom sonunda dünyaya ulaşır. Dünyaya bir asteroid gibi çarparak iniş yapar. Bu esnada daha sonra “beauty and the beast” tadında bir gönül bağı kuracağı Brandy Clark’ın aracıyla kaza yapmasına sebep olur ve bu şekilde tanışırlar. Darkonlar insan kılığına girerek dünyaya yerleşmiş ve önemli noktalara sızmışlardır, onları sadece Rom özel ileri teknoloji araçlarıyla insanlardan ayırt edebilmektedir. Bu noktadan sonra birbirinden epik çatışmalarla hikaye ilerler, Rom’un dünyadaki mücadelesi esnasında X-men‘den Avengers‘a, Guardians of the Galaxy‘den Sovyet süper askerlerine Marvel evreninden tanıdığımız birçok karakter kâh onunla çatışır kâh müttefik olur.

Seride bu ana hikayenin yanısıra “Bitmeyen Savaş” başlığı altında 200 yıl önceki Darkonlarla ilk temasta gerçekleşen olaylar zinciri de yan hikaye olarak her kitabın son birkaç sayfasında anlatılır. Özellikle bu kısım bana göre hikayeyi güçlendiren unsurlardan biridir.

İlginç bir not ta serinin ülkemizdeki yayıncısı Alfa yayıncılık tarafından her sayıda bölüm aralarında Isaac Asimov‘un Robot serisi hikayelerine “Robot Mantığı” adıyla yer verilmiş olması.

yildizgemisi-seyirdefteri-rom5
Yıllar önce resim ödevim için “Washington göklerindeki robot” bölümünden kendi çizdiğim bir sahne: Rom elinde Analizör’ü ile iz sürüyor.
Rom’un güçleri ve ekipmanları:

Rom’un zırhı Plandanium adında evrende bilinen en güçlü alaşımdan yapılmıştır, yıldızların ışığından geçebilir, ne Wolverine’in adamantium pençeleriyle ne de Captain America’nın vibranium kalkanıyla kıyaslanamayacak kadar güçlüdür. Buna rağmen hasar görebilir ancak kendini yenileme özelliği vardır, elbette ciddi hasarların yenilenmesi birkaç hafta alabilir. Zırhı ona ayrıca insan üstü bir güç, uzay ve sualtı gibi ortamlarda hayatta kalabilme ve sırt roketleriyle de uçma yeteneği sağlar. Rom’un yemek yemeye ve uyumaya ihtiyacı yoktur enerjisini güneş ışınlarından yada acil durumlarda elektrik enerjisinden sağlar.

Rom, Analizör ve evrensel çeviricinin yanısıra Galador teknolojisinin ürettiği en güçlü silah olan Nötralizör’ü kullanır. Bunların hiçbirini yanında taşımaz, aygıtlar kimsenin ulaşamayacağı bir şekilde moleküler bir formda alt uzay’da muhafaza edilir. Rom bunlardan birine ihtiyaç duyduğu anda düşünmesiyle birlikte aygıt alt uzaydan çağırılır ve Rom’un elinde belirir.

Nötralizör: Bilinen tüm enerji formlarını nötralize ederek etkisizleştirir. Yanısıra Darkonları öldürmek yerine Limbo adındaki boyuta sürgün etmeye yarar. Ancak Darkonlar Limboya sürülürken fiziksel bedenleri kül yığınına dönüştüğünden Rom uzun süre insanlar tarafından katil bir robot olarak algılanacaktır. Metalik distorsiyonlu kulakları tırmalayan korkutucu bir sesi vardır.

Analizör: Analiz etme aracıdır, herşey üzerinde kullanılabilir zararsız parlak bir ışık yayar. insan kılığındaki Darkonları teşhis etmede kullanılır. Elbette bu da insanlar tarafından uzun süre silah sanılmıştır.

Evrensel çevirici: Dil çeviricidir, C3PO’dan daha fazla dili tercüme edebilir ve Rom’un veritabanına işleyerek o dili hemen konuşup anlamasını sağlar. Seride bunu da silah sanıp paniğe kapılanlar olmuştur.

Ego, güç, hırs, intikam, fedakarlık, sadakat gibi birçok konunun ustalıkla işlendiği baştan sona sürükleyici ve dramatik hikayesiyle uzun yıllardır neden sinemaya aktarılmadığını merak ettiğim ve hevesle beklediğim nadir çizgi romanlardan biridir Rom. En azında yeniden yayın hayatına dönmüş olması da sevindirici, çıktığında yine alıp okuyacağıma eminim.

Atilla Meriç

Atilla Meriç

Bilim kurgu ile siyah beyaz tv'ler ve çizgi roman kitaplarıyla tanışmış, teknoloji ve kişisel bilgisayarların evlerimize girdiği teknoloji çağının ilk zamanlarına şahit olmuş kendini şanslı sayan biri.

Bir Cevap Yazın