Ghost in the Shell

Ghost-in-the-Shell-iPhone-6-Wallpaper-Plus-HD-2    Bilim kurgu üzerine yapılmış en iyi anime hangisi diye sorsak, muhakkak akla gelen tartışmalı iki isim ” Ghost in the Shell ” ve ” Akira ”  dır. İkisi de 90’lı yıllarda fırtına gibi esmiş gürlemiştir. (Akira’nın yapım yılı 1988’dir). Hala da esmeye devam ediyor.

Ghost in the Shell  1995 yılında ilk çıktığında Amerika, İngiltere ve Japonya’da aynı anda gösterime girmiş, yüksek gişe hasılatı yapamasa da büyük bir hayran kitlesine sahip olmuştur.

   Bu animeyi kült yapan şey belkide kendinden sonra geleceklere bir ufuk açmasıdır. Matrix’deki kurgunun temelleri aslında Ghots in the Shell e dayanmaktadır. Ghost in the Shell bizlere “robotlar da aslında insanlar gibi canlı mı?” ve hatta “canlı nedir?” sorusunu bizlere sordurtan harikulade bir eserdir. Elbette aynı sorular daha önce Philip K. Dick’in “Android’ler Elektrikli Koyun Düşler mi?” adlı romanını temel alan Ridley Scott’ın beyaz perdeye aktardığı Blade Runner ile karşımıza çıkmıştı, Mamoru Oshii de aynı soruları kendi yorumuyla başarılı bir şekilde animasyon sinemasına aktarmayı başarmış.

    Mamoru Oshii 2004 yılında Ghost in the Shell 2: Innocence filmi ile  Cannes Film Festival’inde Altın Palmiye adayı olmuştur. Her ne kadar kazanamasada altın palmiyeye aday olan ilk animasyon filmdir. Elbette Oshii bir Nuri Bilge Ceylan değil. 🙂

    Konusuna gelince;

 ghost_in_the_shell_fan_art_painting_by_uken-d6dn7p22029 yılında dünya günlük yaşamın her alanına yayılmış sınırsız bir elektronik ağ ile birbirine bağlıdır. İnsanlar, cyborglar, robotlar ve yapay zekaya sahip programlar bu ağın birer parçasıdır. İnsanları diğer yaşam formlarından ayıran tek ayırt edici özellik ise sahip oldukları hayaletlerdir. Hayalete sahip her türlü canlı, tamamı ile sibernetik bir vücuda sahip olsa da insan olarak tanımlanmakta ve insana dair her türlü hak ve özgürlüklerden yararlanabilmektedir. Ancak, siber suçlular hayaletleri yönlendirmekte, algısal verilere ulaşılabilmekte hatta hafızalar silinip üzerlerine yenilerini yazılabilmektedir. Böyle bir ortamda, insanlığın, bilincin ve varoluşun bilinen tanımları bile netliklerini yitirmektedir.

   Japonya’nın Ulusal Kamu Güvenliği Komisyonu teşkilatında yarı özerk konumda faaliyet gösteren 9. Şube personeli yukarıda anılan suçlara karşı mücadele eden özel bir birimdir. Teşkilatın harekat lideri, vücudu tamamı ile sibergenetik organ ve uzuvlardan oluşan Binbaşı Motoko Kusanagi ve ekibi, siber suçlulara karşı yürüttükleri operasyonlar esnasında Kuklacı adındaki oldukça tehlikeli ve kimliği tespit edilemeyen bir siber suçluya ulaşır. Motoko Kusanagi ve 9. Şube çok geçmeden Kuklacının gerçek kimliği ve amaçları ile karşı karşıya kalacaktır.

   Ghost in the Shell başrolünü Scarlett Johansson’un oynaması planlanan film ile sinemaya aktarılacak. Filmin 2017 de gösterime girmesi bekleniyor.

  • İmdb: 8/10
  • Yönetmen: Mamoru Oshii (ayrıca animenin yaratıcısı)
  • Senaryo: Kazunori Ito , Masamune Shirow
  • Görüntü yönetmeni: Hisao  Shirai
  • Yapım yılı 1995
  • Müzik: Kenji Kawai (Kawai Japonca da tatlı, sevimli ve şirin anlamlarına gelmektedir)

Açılış jeneriğinde çalan meşhur şarkı “Making Of A Cyborg”, antik bir japon dili ile yazılmış ve söylenmiştir.

Buyurun bu enfes şarkıyı dinleyelim o zaman:

Ahmet Ekinci

Ahmet Ekinci

Gerçeklerin bizi özgür kılacağına inanan evrendeki toz zerreciği...

Bir Cevap Yazın