Mad Max: Fury Road, Post Apokaliptik Sistem Eleştirisi

mad-max-fury-road-2015En son söyleyeceğim şeyi en baştan söyleyeyim; Mad Max: Fury Road sadece havalarda uçuşan arabalar, gürültülü patlamalar ve görsel efektlerden ibaret olmayan üzerinde oturup düşünmemiz, hararetli tartışmalar başlatmamız gereken bir film. Bu konuya sonra döneceğim şimdi ana hatlarıyla filmden biraz bahsedelim.

Post apokaliptik (kıyamet sonrası) türündeki filmin usta yönetmeni Avustralyalı George Miller aynı zamanda filmin senarist ve yapımcıları arasında. Miller aynı zamanda ilki 1979 yılında çekilen ve baş rolünü Mel Gibson‘un oynadığı Mad Max serisinin de yaratıcısı. Bu filmde ise “Mad” Max Rockatansky karakterini Tom Hardy canlandırıyor, rol arkadaşlarıysa Charlize Theron ve X-Men: First Class’taki “Beast” Hank McCoy karakteriyle tanıdığımız (bu filmde ise tanınamaz halde olan) Nicholas Hoult.

Konusuna gelince; Nükleer savaşın ardından dünya, çöllerin yaygınlaştığı ve susuzluk probleminin arttığı bir yer haline gelmiş, aynı nedenle medeniyet çöküşe doğru sürüklenmiştir. Hayatta kalma içgüdüsü had safhada olan “Max” (Tom Hardy), eşi ve çocuğunu kaybetmenin ardından huzuru ararken, Savaş Çocukları tarafından esir alınır. Bölgenin su ve benzin gibi kaynaklarını elinde tutan hükümdar Ölümsüz Joe’nin bölgesinde kan torbası olarak tutulan Max, her an kaçış için fırsat kollamaktadır.

Ölümsüz Joe’nin emriyle benzin ikmali için göreve çıkan İmparator “Furiosa” (Charlize Theron), belirlenen rotasından çıkınca Ölümsüz Joe ve adamları bir sorun olduğunu anlar. Kısa sürede Joe, haremindeki eşlerinin Furiosa tarafından kaçırıldığını öğrenerek Savaş Çocukları ile birlikte Furiosa’nın peşine düşer. Sağlık sorunları olan savaş çocuğu “Nux” (Nicholas Hoult) un aracının önüne “Kan torbası” olarak bağlanan kahramanımız Max’de ister istemez bu kovalamacaya katılır.

madmax-guitarist
Tek kişilik “Heavy metal” mehteran(!)

Buraya kadar herşey normal Mad Max serisinden aşina olduğumuz yol kovalamacası şeklinde görünüyor, filmin yüksek tansiyonu ve bunu tesis eden kurgusu müzikleri herşey uyum içinde. Hele neredeyse tüm kovalamaca sahnelerinde olan, alev püskürten gitarıyla heavy metal nameleri tımbırdatan bir karakter var ki post apokaliptik dönemin tek kişilik mehteran bölüğü denebilir.

Ancak yazımın başında da söylediğim gibi Mad Max: Fury Road gürültülü bir aksiyon filminden ibaret değil. Tüm bunların ötesinde mevcut dünya düzeni, kapitalizm, populer kültür ve inanç gruplarıyla ilgili güçlü mesajları olan bir film. Yeri gelmişken es geçmeyeyim, bence bilim kurgu sineması bu tip gerçek hayatta işlerin nasıl yürüdüğü ile ilgili mesajlar vermek için en iyi araçlardan biri. Star Wars serisi, Warchowski’lerin Matrix, V for Vendetta, Cloud Atlas, yine yakın zamandan Güney Kore menşeili Snow Piercer şu an bir çırpıda sayabildiğim ve benzer derin mesajları olan başarılı yapımlardan bazıları.

Asıl konumuz olan Fury Road’da ise durum biraz farklı. Anlaşılan George Miller artık bu tür mesajları vermek için lafı fazla dolandırmaktan sıkılmış olacak ki gözümüze sokarcasına bir anlatım tarzı benimsemiş. Biraz da olsa ekonomi haberi izleyen biriyseniz “para muslukları kimin elinde, kim kısıyor kim açıyor” gibi kelime öbeklerine aşinasınızdır. Miller, ima mecaz vs. yapmaya uğraşmadan direkt filmin kötü adamı “Ölümsüz Joe”nun eline o dönemdeki en değerli şey olan “su musluklarını” tutuşturuvermiş. Bir sahnede milyonlarca metreküplük su kaynağının başında oturup vanayı kısa süre açıp hemen kapatan Ölümsüz Joe, susuzluktan kırılan insanlarına şu eşsiz cümlelerle sesleniyor: “Dostlarım(!) suya bağımlı olmayın, o sizi ele geçirir ve yokluğunda zayıf düşersiniz!” Bu yaklaşımı unutulmaz oyuncular  Şener Şen ve İlyas Salman‘ın oynadığı Banker Bilo filmi’nden de hatırlamak mümkün 🙂

Mad-Max-Fury-Road-The-Immortan-Joe-Hugh-Keays-Byrne
“Kötü adam ne kadar kötüyse film o kadar iyi olur”a güzel bir örnek. Serinin 1979 tarihli ilk filminde de kötü adamı oynayan Hugh Keays-Byrne gerçekten korkunç görünüyor.

Bir başka açık mesaj ise disposable heroes (gözden çıkarılabilir kahramanlar) olarak “kullanılan” savaş çocukları adlı grup. İmmortal Joe oluşturduğu krallığında mutlu mesut yaşarken Valhalla’yı (Cennet) vaad ederek yetiştirdiği “savaş çocukları” adlı savaşçı grup yaşamlarını bu çarpık düzen uğruna feda etmeye adamışlar. Yönetmen ve senarist George Miller “Hem bu dünyayı hem de öbür dünyayı cebine koymuş ve diğer herkese istediği gibi pazarlayan Ölümsüz Joe karakterinden anlamamız gereken çok şey var” mesajını filmde açıkça iletmiş. Ancak hemen karamsarlığa kapılmayın umut hala var mesajı da en iyi şekilde aktarılmış.

Elbette düzen eleştrisi yapan bu ve benzeri filmlere aynı düzenden beslendiği ithamında bulunabilirsiniz bu da bir bakış açısı ve ayrı bir tartışma konusu. İlerde fırsat bulursak bu konuya da değiniriz.

HOLLYWOOD, CA - MAY 07:  Director George Miller, actors Tom Hardy and Mel Gibson arrive at the Los Angeles premiere of "Mad Max: Fury Road" at TCL Chinese Theatre IMAX on May 7, 2015 in Hollywood, California.  (Photo by Gregg DeGuire/WireImage)
George Miller, Tom Hardy ve Mel Gibson

Her neyse konuyu bağlayalım, eski bölümlerin aksine bu bölümde baş karakter Max daha silik bir portre çiziyor. Film daha çok Charlize Theron’un oynadığı İmparator Furiosa karakteri etrafında, kahramanımız Max ise daha çok Furiosa’nın hikayesine “şahit olmamızı” sağlıyor. Filmin hakkında hiçbir şey bilmeden izlemiş olsanız bu filmin “İmparator Furiosa: Fury Road” adında iyi bir mad max taklidi olduğunu düşünebilirsiniz.

Film bence İMDB’de aldığı yüksek notu hak ediyor. Gerek aksiyon dozu ve düşmeyen gerilimi gerekse derin satır arası mesajları ile başarılı bir film. Hala izlemediyseniz sadece türün meraklılarına değil iyi film izlemek isteyen herkese rahatlıkla tavsiye ederim.

Yönetmen: George Miller
Senaryo: George Miller, Brendan McCarthy, Nick Lathouris
Oyuncular: Tom Hardy, Charlize Theron, Nicholas Hoult, Hugh Keays-Byrne

İMDB notu: 8,4

Atilla Meriç

Atilla Meriç

Bilim kurgu ile siyah beyaz tv'ler ve çizgi roman kitaplarıyla tanışmış, teknoloji ve kişisel bilgisayarların evlerimize girdiği teknoloji çağının ilk zamanlarına şahit olmuş kendini şanslı sayan biri.

Bir Cevap Yazın