Bilim Kurgunun Tarihine Kısa Bir bakış

Bilim kurgu  İngilizce Science-Fiction kelimesinden dilimize çevrilmiştir; yakın ya da uzak gelecek ile ilgili öykülerin bugün olası olmayan bilim ve teknoloji unsurlarını da kullanarak oluşturulmasıdır. Bilim kurgu bazen geçmişi de kurgulayabilir.

Bilim kurgu eserlerinin fantastik eserlerden farkı hikâye kapsamındaki kurgusal ögelerin çoklukla doğa kanunları üzerine yapılmış bilimsel önermeler ya da ispatlar dâhilinde olası olmasıdır (yine de hikâyedeki bazı ögeler hala tamamen yaratıcı kurgulardan ibarettir).Böylesi farklılıkların sonuçlarını keşfetmek bilim kurgunun, onu “fikirlerin edebiyatı” yapan geleneksel amacıdır. Bilim kurgu çoklukla, bilinen gerçekliğe aykırı kurgulamalar içindeki alternatif olasılıklar hakkında eğlendirici ve rasyonel olarak yazmak üzerine kuruludur.

Bu kurgulamalar:

  • Gelecek, alternatif zaman dilimleri ya da bilinen tarih ve arkeolojik kayıtlarla çelişen geçmiş zaman kurgulamaları.
  • Dış uzay, diğer dünyalar ya da uzaylılariçeren kurgulamalar.
  • Bilinen doğa yasalarına aykırı teknoloji ve bilimsel kurallar içeren hikâyeler
  • Zamanda yolculukya da psiyoniknanoteknoloji gibi yeni teknolojiler, ışık hızı üzerinde seyahat, robotlar ya da yeni politik ya da sosyal sistemler (örnek: bir distopya) gibi yeni bilimsel kuralların keşfi ya da uygulanmasını içeren hikâyeler.

Olabilir.

Bilim kurgu çok çeşitli alt türleri ve temaları içerdiğinden tanımını yapmak zordur.

Yazar ve editör Damon Knight “bilim kurgu söylediğimiz zaman gösterdiğimiz şeydir.”  demiştir. Yazar Mark C. Glassy tarafından yapılan bir tanımlama bilim kurgu tanımını pornografiye benzetir: “onun ne olduğunu bilmezsiniz ama onu görünce tanırsınız.”. Vladimir Nabokov eğer tanımlamalarımızı çok dikkatli yaparsak Shakespeare’in The Tempest adlı oyununun bilim kurgu olarak kabul edilmesi gerektiğini söylemiştir.

Bilim kurgu yazarı Robert A. Heinlein‘e göre bilim kurgunun kısa ve kullanışlı bir tanımı: ” gelecekteki olası olaylar hakkında, tamamen, gerçek dünya, geçmiş ve gelecek ile ilgili yeterli bilgiye, doğa ve bilimsel yöntemin tam olarak anlaşılmasına dayalı gerçekçi kurgular” dır. Rod Serling’in tanımı şöyledir: “Fantastik imkânsızın olası yapılmasıdır. Bilim kurgu ise olanaksızın mümkün kılınmasıdır.” Lester Del Rey ise şöyle yazar: ” Sadık bir hayranı bile bilim kurgunun ne olduğunu açıklamakta zorlanır, tam ve tatminkâr bir açıklamasının olmaması ise bilim kurgunun kolayca tanımlanabilecek sınırlarının olmamasındandır.”

Forrest J. Ackerman 1954 yılında ilk olarak “sci-fi” (kısaltma: science fiction) terimini kullanmıştır. Bilim kurgu popüler kültüre girdikçe bu alanda aktif olan yazarlar ve bilim kurgu hayranları bu terimi düşük bütçeli, düşük teknolojili ve kalitesiz filmlerle özdeşleştirmişlerdir. 1970’lerde Terry Carr ve Damon Knight gibi bilim kurgu eleştirmenleri “sci-fi” terimini çalıntı ve kalitesiz çalışmaları gerçek bilim kurgu eserlerinden ayırt etmek için kullanıyorlardı. 1978 civarında Susan Wood ve diğerleri terimin İngilizcedeki telaffuzundan esinlenerek skiffy kelimesini türettiler. Peter Nicholls bilim kurgu yazar ve okurları arasındaki yaygın tercihin “SF” (ya da “sf”) kısaltmasını kullanmak olduğunu yazar. David Langford’un aylık fanzini Ansible’da, “Diğerlerinin Bizi Gördüğü Gibi…” adında, bilim kurgu türü dışındaki insanların bilim kurguyu aşağılamak için kullandıkları sayısız “sci-fi” örneklerini sunan düzenli bir köşe vardır.

Bilim kurgu bir yandan gelişmeyi ve gelecekteki teknolojileri eleştirirken, bir yandan da yeni fikirler ve yeni teknolojiler oluşturur.

Arthur C. Clarke
Arthur C. Clarke

Bu konu bilimsel çevrelerden ziyade edebi ve sosyolojik olarak tartışılmıştır. Sinema ve medya kuramcısı Vivian Sobchack bilim kurgu filmi ile teknolojik hayal gücü arasındaki diyaloğu dikkatle gözden geçirir. Teknoloji sanatçıların kurgusal konuları betimlemesine etki etmez ancak kurgusal dünya hayal gücünü genişleterek bilime katkıda bulunur. Bilim kurgunun ilk yıllarında Arthur C. Clarke

gibi yazarlarla daha yaygın olmakla birlikte, Michael Crichton gibi yeni yazarlar hâlihazırda olanaksız olan teknolojileri gerçekleşmeye çok yaklaştıracak yollar bulabilmektedir. Nanoteknoloji alanında bu, Ottawa Üniversitesi profesörü José Lopez’in “Bridging the Gaps: Science Fiction in Nanotechnology” adlı makalesinde belgelenmiştir. Lopez, kurgusal evrenlerin teorik önermeleriyle bilimsel nanoteknoloji operasyonlarını ilişkilendirmiştir.

Bilim Kurgu Alt türleri

Yazarlar ve film yapımcıları geniş bir fikirler yelpazesinde eserler verirler ancak pazarlamacılar ve sanat eleştirmenleri bu edebi ve görsel çalışmaları farklı kategorilere ya da türler ve alt-türlere ayırmak eğilimindedirler. Bazı çalışmalar birden fazla tanımlanmış türe tekabül ettiğinden, diğerleri tanımlanmış türlerin dışında ya da arasında kalabildiğinden, ayrıca pazarlamacıların tür tanımlamaları ile edebi eleştirmenlerinki arasında ciddi farklılıklar olmasından ötürü, bu işlem pek kolay olmamaktadır.

 

Katı bilim kurgu

Katı bilim kurgu(İngilizce: Hard “SF”)’nun karakteristik özellikleri, fizikastrofizikkimya gibi ölçülebilir bilimlerin eksiksiz detaylarına sıkı biçimde bağlı olması ya da daha ileri teknolojilerin olası kıldığı evrenleri titizlikle betimlemesidir. Gelecek üzerine yapılmış doğru öngörülerin pek çoğu katı bilim kurgu alt-türünden gelmekle birlikte çok sayıda yanlış öngörü de ortaya çıkmıştır. Örneğin Arthur C. Clarke, sabit yörüngeli iletişim uydularını doğrulukla öngörmesine rağmen “ay kraterlerindeki derin ay tozu katmanları” öngörüsünde yanılmıştır. Gregory Benford, Geoffrey A. Landis gibi bazı katı bilim kurgu yazarları aynı zamanda birer bilim insanıdırlar. Rudy Rucker ve Vernor Vinge ise yazarlığın yanı sıra matematikçidirler. Hal Clement, Larry Niven, Robert J. Sawyer ve Stephen Baxter bu alt-türün diğer kayda değer yazarlarıdır.

Sosyal bilim kurgu

“Sosyal bilim kurgu” terimi psikolojiekonomi, politik bilimler, sosyolojiantropoloji gibi sosyal bilimleri esas alan çalışmaları tanımlamak için kullanılabilir. Bu alandaki kayda değer yazarlar arasında Ursula K. Le Guin ve Philip K. Dick sayılabilir. Terim öncelikli olarak karakterler ve duygular üzerine odaklanan hikâyeleri tanımlar. SFWA Büyük Ustası Ray Bradbury bu sanatın tanınmış bir üstadıdır. Bazı yazarlar katı bilim kurgu ve sosyal bilim kurgu arasındaki sınırı bulanıklaştırmışlardır. Ütopya ve distopya hikâyeleri sosyal bilim kurgunun dallarıdır;The Handmaid’s TaleBinDokuzyüzSeksenDört veBrave New World gibi hikâyeler sosyal bilim kurgu örnekleri arasındadır. Gulliver’in Seyahatleri gibi fantastik ortamlarda geçen hicivsel romanlar yaratıcı kurgulamalar olarak kabul edilebilir.

Cyberpunk

Blade Runner
Blade Runner

Cyberpunk türü 1980’lerin başında ortaya çıkmıştır; “sibernetik”(İngilizce: cybernetics) ve “punk” kelimelerinin bileşimidir ve ilk olarak yazar Bruce Bethke’nin Amazing Science Fiction Stories dergisinin Kasım 1983 sayısında yayınlanan “Cyberpunk” adlı kısa öyküsüyle keşfedilmiştir. Daha sonra William Gibson’ın siber uzayı tanımladığına inanılan kitabı Neuromancer ile rafine edilmiştir. Zaman dilimi genellikle yakın gelecektir ve ortam da genellikle distopyandır. Cyberpunk’ın yaygın temaları içinde bilgi teknolojilerindeki gelişmeler, özellikle İnternet (ya da siber uzay) ve şirketlerin devletlerden daha etkin olduğu demokrasi ötesi toplumsal kontrol sistemleri sayılabilir. Nihilizmpost-modernizm ve kara film teknikleri yaygın olarak kullanılır ve lider karakterler memnuniyetsiz ya da isyankar anti-kahramanlar olabilir. Bu türün kayda değer yazarları William Gibson, Bruce Sterling, Alfred Bester ve Pat Cadigan’dır. James O’Ehley 1982 yapımı Blade Runner filmini görsel cyberpunk türüne kesin bir örnek olarak gösterir.

 

Zamanda yolculuk

Doctor Who
Doctor Who

Zamanda yolculuk hikâyelerinin öncellerini 18. ve 19. yy’larda görebiliriz. Bu alt-tür H. G. Wells‘in Zaman Makinası romanıyla popüler olmuştur. Bu türdeki hikâyeler büyükbaba paradoksu gibi mantıksal sorunlar yüzünden oldukça komplikedir. Zamanda yolculuk, romanlarda ve gerek genel temalı televizyon dizilerinin içinde tek bölüm olarak (örnek:Uzay Yolu dizisi “Sonsuzluğun Kıyısındaki Şehir”bölümü), gerekse ayrı yapım olarak (örnek:The Flipside of Dominick Hide) oldukça yaygın olarak kullanılan bir konudur. 1963 yılında başlayan ve 2014 yılında devam etmekte olan “Doctor Who” adlı dizide, zaman yolculuğu ve parelel evrenlerle ilgili örnekler sunan, uzun soluklu bir dizidir. Başrol karakteri olan Doctor “Zaman Lordu”dur.

Alternatif tarih

Alternatif tarih hikâyeleri tarihsel olayların farklı biçimde gerçekleşmesi önermesi üzerine kuruludur. Bu hikâyeler geçmişi değiştirmek için zaman yolculuğunu kullanabilir ya da basitçe bizimkinden farklı tarihe sahip bir evren kurabilir. Türün klasikleri arasında Ward Moore’un Amerikan İç Savaşını Güneylilerin kazandığı Bring the Jubilee si, II. Dünya Savaşını Almanya ve Japonya’nın kazandığı Philip K. Dick‘in The Man in the High Castle ı sayılabilir. Adını Murray Leinster’in erken dönem hikâyesi Sidewise in Time dan alan Sidewise Alternatif Tarih Ödülü bu alt-türün en iyilerini belirler. Harry Turtledovebu alt-türün en önde gelen yazarlarındandır ve kendisinden sıklıkla “alternatif tarihin ustası” olarak bahsedilir.

Askeri bilim kurgu

Yıldız Gemisi Askerleri
Yıldız Gemisi Askerleri

Askeri bilim kurgu ulusal, gezegenler arası ya da evrenler arası silahlı güçlerin çatışması üzerine kurulur; öncelikli karakterler genellikle askerlerdir. Hikâyeler askeri teknoloji ile ilgili detaylar, prosedürler, törenler ve askeri tarih içerir; askeri hikâyeler tarihsel çatışmalarla paralellik ihtiva edebilir. Gordon Dickson’un Dorsai romanları ve Heinlein’in Yıldızgemisi Askerleri erken dönem örnekleridir. Joe Haldeman’ın The Forever War adlı eseri erken yazarların II. Dünya Savaşı dönemi hikâyelerine Vietnam Savaşı dönemi ile verdiği eleştirel bir cevaptır. Önde gelen askeri bilim kurgu yazarları David Drake, David Weber ve S. M. Stirling’dir. Baen Books yayınevi askeri bilim kurgu yazarlarını yetiştirmesiyle tanınır.

İnsanüstü varlıklar

İnsanüstü varlıklarla ilgili hikâyeler normalin dışında kabiliyetleri olan canlıların ortaya çıkmasını konu alır. Bu durum Olaf Stapledon’un Odd John adlı romanında olduğu gibi doğal nedenlerden ya da A.E. Van Vogt’un romanı Slan da olduğu gibi kasıtlı denemelerle ortaya çıkabilir. Bu hikâyeler genellikle bu varlıkların yaşadığı yabancılaşma ve toplumun bu varlıklara olan tepkisine odaklıdır. Bu alt-tür gerçek yaşamda insan çoğaltılması konusunun tartışılmasında rol oynamıştır.

 

Dünyanın Sonu

Mahşer kurgusu nükleer savaş, salgın hastalıklar ya da diğer afetler sonucunda uygarlığın sonunun gelmesini ya da afetler sonrası dünyanın durumunu konu alır. George R. Stewart’ın Earth Abides ve Pat Frank’ın Alas, Babylon romanları türün tipik örnekleridir. Mahşer kurgusu genelde afetin oluşu ve hemen sonrasıyla ilgilenirken mahşer sonrası kurgulamalar Cormac McCarthy‘nin Yol undaki gibi yakın dönemi ya da Russell Hoban’ın Riddley Walker romanında olduğu gibi afetin oluşundan yüzyıllar sonrasını anlatabilir.

Uzay operası

Uzay operası kısmen ya da tamamen uzayda geçen ve güçlü (bazen de hayali) teknoloji ve kabiliyetlere sahip rakipler arasındaki çatışmayı da içeren romantik hikâyeler, çoklukla melodramatik maceralardır. Uzay operasının en önemli özelliği ortam, karakterler, savaşlar, güçler ve temaların çok büyük ölçekli olma eğilimidir. Bu hikâyeler tipik olarak Homer’ci geleneği takip ederler:” küçük bir maceracı grup, kendi güçleriyle kıyaslanamayacak büyüklükteki savaşçı güçlere karşı mücadele verir”. Alastair Reynolds’un Revelation Space serisi ve çok popüler olan Star Wars üçlemeleri bu türün örnekleridir.

Uzay westerni

Serenity
Serenity

Uzay westerni ABD’li western hikâyelerini fütüristtik uzay arka planında sunmasıyla aslında Uzay Operası’nın bir alt türü olarak değerlendirilebilir. Bu hikâyeler tipik olarak yeni kolonize edilmiş ve AmerikanVahşi Batısında olduğu gibi ekonomik gelişme ve kanunsuzluğun hüküm sürdüğü zeminlerde kurulu öncü yerleşimleri konu alır.Joss Whedon‘un Firefly TV serisi ve devam filmi Serenity bu türün örnekleridir.

Diğer alt türler

  • Feministbilim kurgu – Feminist bilim kurgu, toplumun erkek için oluşturduğu roller, kadın ile erkeğin siyasi ve kişisel güçleri arasındaki rol değişimleri gibi sorular ortaya atar. En kaydadeğer bazı feminist bilim kurgu çalışmaları cinsiyet farklarının olmadığı ütopik toplumlar ya da erkek egemenliğinin had safhada olduğu distopyalar kurgulayarak bu temaları işlemiştir.
  • New Wave– New Wave terimi hem form hem de içerik olarak yüksek derecede deneyselliğe ve dayanan, ince bir zevk ve özbilinçle yazınsal ya da sanatsal duyarlılığı olan bilim kurgu çalışmalarını tanımlamak için kullanılmaktadır.
  • Buhar Çılgınlığı(Steampunk) buhar gücünün hala yaygın olarak kullanıldığı, 19. yy ya da sıklıkla Viktorya Dönemiİngilteresinde geçen fakat  G. Wells ve Jules Verne in çalışmalarında olduğu gibi kurgusal teknolojiler ya da bilgisayarın erken dönemde icadı gibi gerçek teknolojik yenilikler de içeren bir kurgulama türüdür.

Bilim kurgu bir sanat türü olarak çok daha önceleri var olduğu halde, adına kavuşması için 50’li yıllarda bu şekilde adlandırmasını beklemiştir.

Ödüller

Hugo Awards
Hugo Awards

Bilim kurgu dünyasının en saygı duyulan ödülleri Dünya Bilim Kurgu Cemiyeti ‘nin dağıttığı Hugo Ödülü ve SFWA‘nın dağıttığı Nebula Ödülü dür. Bilim kurgu sinemasının kaydadeğer bir ödülü ise Saturn Ödülü dür. Her yıl Bilim Kurgu, Fantezi ve Korku Filmleri Akademisi tarafından dağıtılır.

Kanada’daki Aurora Ödülü gibi ulusal ödüller, Orycon’da dağıtılan ve KuzeyBatı Pasifik’ten

Nebula Awards
Nebula Awards

gelen çalışmalara verilen Endeavour Ödülü gibi bölgesel ödüller Chesley Ödülü gibi özel ilgi alanlarının ya da alt-türlerin değerlendirildiği ödüller de vardır. Lotus Ödülü gibi, dergilerin yaptığı okuyucu oylamaları sonucunda dağıtılan ödüller de mevcuttur.

Kongreler, kulüpler ve organizasyonlar

 

Pamela Dean reading Minicon da Dünyanın çeşitli şehirlerinde düzenli olarak yerel, bölgesel, ulusal ya da uluslararası katılımlı bilim kurgu kongreleri gerçekleştirilir. Genel ilgi alanlı kongrelerde bilim kurgunun tüm konuları işlenirken diğer kongreler ise medya hayranlığıfilking, vs. gibi özel ilgi alanlarına odaklıdır. Medyaya yönelik pek çok aktivite ticari sponsorlar tarafından organize edilmekle birlikte kongrelerin çoğu kar amacı gütmeyen organizasyonların gönüllü çalışmaları ile gerçekleştirilir. Kongre aktiviteleri “program” olarak adlandırılır. Bunlar paneller, okuma ve imza seansları, maskeli balolar ve diğer etkinlikler olabilir. Kongre boyunca sürekli olarak gerçekleştirilen satış stantları, sanat gösterileri, ikram ve ağırlama salonları gibi aktiviteler programın parçası değildir.

Kongreler ödül törenlerine ev sahipliği de yapabilir, örneğin Hugo Ödülü her yıl Worldcon kongresinde sahibini bulur. Bilim kurgu kulüpleri, yıl boyunca bilim kurgu fanları için çeşitli aktiviteler düzenlerler. Bunlar devam eden bilim kurgu kongreleri ile bağlantılı ya da düzenli kulüp toplantıları şeklinde olabilir. Pek çok grup kütüphanelerde, üniversitelerde, halk merkezlerinde, pub ve restoranlarda ya da üyelerin evlerinde toplanırlar. New England Bilim Kurgu Derneği ve Los Angeles Bilim ve Fantezi Cemiyeti gibi köklü grupların toplantılar ve kongre malzemeleri ile araştırma materyallerini depolamak için kullandıkları kulüp binaları vardır. Amerikan Bilim kurgu ve Fantastik Edebiyat Yazarları Birliği (SFWA), 1965 yılında Damon Knight tarafından profesyonel bilim kurgu yazarları camiasına hizmet için kar amacı gütmeyen bir organizasyon olarak kurulmuştur. Hayran topluluğu media fandomSociety for Creative Anachronism,gamer (ya da gaming),filker(ya da filking) ve furry fandom gibi ilgili grupların doğuşuna yardımcı olmuştur.

                                                                                                                                                                                                                                                                                                                     Kaynak  Derleme Wikipedia
Ceyhun Ateş

Ceyhun Ateş

Cep telefonunun olmadığı, internetin henüz icat edilmediği, siyah beyaz televizyonların tek kanallı yayın yaptığı bir zamanda doğdu. Teknolojik devrimin ortasında ilk gençlik yıllarını Mac Gyver izleyerek ve Cylonluların aslında varolabileceğini düşünerek geçirdi. Profesyonel bilim kurgu dizi ve film izleyicisi olarak kişisel yolculuğuna devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: