Bir insan ne zaman robot, bir robot ne zaman insan olur !

 

 

humans-tv-show-image

İnsanlığın kendi eliyle yarattığı androidlerin kontrolüne girdiği ve insan ırkının özgürlüğü için bir insan-robot savaşının işlendiği bilim kurgu dizi ve filmleri saymakla bitmez. Eski vali Arnold’un Terminatör serileri bu tarz filmlere örnek teşkil ettiği gibi benim gibi bilim kurgu dizilerini özenle takip edenlerin bileceği üzere The Sarah Connor Cronicles dizisi de hafızalarda hala taze bir şekilde durmaktadır.

Humans bu türden biraz daha ayrı değerlendirilebilir. Daha çok Almost Human tadında bir dizi. Duygusal Bilim Kurgu bile diyebiliriz. 2015 yılı Amerikan yapımı bir dizi Humans. Anita rolünde ki Gemma Chan (ki kendisini Jack Ryan-Gölge Ajan flminde Amy Chang rolü ile hatırlıyoruz)  insana bir androidi olacaksa insanın böyle olmalı dedirtiyor. Merlin dizisinden herkesin hatırlayacağı Colin Morgan dizide Leo rolü ile bence muhteşem bir performans sergiliyor.

Dizinin fikir babasını araştırdığımda karşıma İsveçli yazar ve senarist Lars Lundström çıktı. Lundström ülkesinde 2012 yılından beri gösterimde olan Akta Maniskor (Real Human) dizisinin yaratıcısı. Amerikalılarda bu diziyi Humans ismi ile uyarlamışlar.

Dizide zaman anladığım kadarı ile şimdiki zaman ancak evren paralel bir evren olsa gerek çünkü yaşadığım evrende etrafta hiç “Synth” görmüyorum. Synthler çok gelişmiş androidler olarak tanımlanabilir. Dizideki paralel evrende insanlara yardımcı olmaları için üretilen bahçe işlerinden market alışverişine, ev temizliğinden sağlık hizmetlerine, çocuk bakımından evin beyinin özel isteklerine kadar her türlü görevi titizlikle yerine getiren insan dostu androidler :).Ancak androidlerin gittikçe kusursuzlaşması ve gittikçe insanlara yaklaşması bazı paradokslarıda beraberinde getiriyor. Dizinin temel noktasıda aslında bu paradokslar ve androidlerin “insan olma” ya dair düşünceleri. Öyle ki bir an geliyor hangisi insan hangisi android sorusunu izlerken sizde kendinize sormak zorunda kalıyorsunuz

 

PEKİ NEDİR BU “SYNTH”

Dizide insansılara (ben öyle diyorum) android yada robot ismini vermek daha kolayken senaristler neden “Synth” ismini tercih etmişler diye düşünüyordum. Sonra birkaç yabancı kaynaktan araştırayım bakayım nedir bu kelimenin anlamı dedim.  “Syn” Antik Yunan da “eş” “benzer” anlamlarını taşıyan bir kelime. İngilizcede ki Syntheses ise oluşturulmuş olan anlamında kullanılıyor. Bu durumda dizide ki insansı robotlara neden SYNTH ismi verildiğide çok açık ortaya çıkmış oluyor. İnsana eş yaratılmış olan vurgusunu vermek için senaristler bu robotlara “synth” ismini vermişler. Bence çok yaratıcı ve zekice bir isimlendirme. Dizinin konusu ile son derece örtüşüyor. Bir yanda insansı robotları yaratan insanlar, diğer yanda yaratılan ve yaratma kabiliyeti olmayan insansı robotlar. Bir noktada paradoks başlıyor. Bir insan ne zaman robot bir robot  ne zaman insan olur.

 

Benim kişisel yorumum arada klişeler olsa da, zaman zaman seyredilme kaygısı yüzünden gençlik dizisi havası verilse de izlenmeye değer bir dizi. Türün severleri için ilgiyle takip edileceğini düşünüyorum. Yan hikayelerin ilk 4 bölümde çok açık edilmesi ilerleyen bölümlerde senaristleri zora sokacak gibi görülsede sonunun Almost Humandan farklı olacağı düşüncesindeyim. İMDB puanının bir dizi için gayet yüksek sayılabilecek 8.2  olması da benim düşüncelerimi hakli çıkartıyor.

İyi seyirler…

 

Orjinal Hikaye  :Lars Lundström

Dizi Oyuncuları :Gemma Chan Colin Morgan Tom Goodman-Hill Katherine Parkinson

İlk Gösterim       : 28 Haziran 2015

İMDB Puanı        : 8,2/10

 

 

 

 

Ceyhun Ateş

Ceyhun Ateş

Cep telefonunun olmadığı, internetin henüz icat edilmediği, siyah beyaz televizyonların tek kanallı yayın yaptığı bir zamanda doğdu. Teknolojik devrimin ortasında ilk gençlik yıllarını Mac Gyver izleyerek ve Cylonluların aslında varolabileceğini düşünerek geçirdi. Profesyonel bilim kurgu dizi ve film izleyicisi olarak kişisel yolculuğuna devam etmektedir.

Bir Cevap Yazın

%d blogcu bunu beğendi: